21 Mayıs 2012

RSS Facebook Twitter Linkedin Digg Yahoo Delicious

Takvim

« Mayıs 2012 »
Pzt Sal Çrş Prş Cu Cts Pz
  1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31      
Etikete göre gösterilen ögeler: Kestanelik

     Çocuk, Allahın insana verdiği dünya hayatının süsüdür. Sadece süs değil, insan neslinin geleceğinin çekirdeğidir. Yarının büyükleri, bugünün çocuklarından oluşacaktır. Yerimize geçip mirasımıza sahip olup unvanımızı devam ettirecek olan bu çocukların nasıl bir değer yargısına sahip olacakları,  bizi ilgilendirse gerek…

     İşte bu açıdan çocuklarımızın,  müspet eğitimine olduğu kadar dînî eğitim, ahlak ve beşeri münasebetler gelişimiyle de ilgilenmek, ihmal edilmeyecek bir zarurettir. Burada bir Müslüman olarak örneğimiz, Hz. Muhammed (SAV) dır. O, çocukları çok sever, 0nlara değer ve sorumluluk verir; hata yapınca da onları azarlamazdı. Hatta namazda ve camide de çocukların şımarmalarına kail gelirdi. Bu mevzuda bize hiç kimse, peygamberden daha güzel örnek olamaz! O’nu rehber etmeyenlerin başına , gör,  neler gele?

   Camilerimiz, medeniyete merkez, ilim ve irfana beşik,  İslamin sembolü,  Kâbenin şubesidir… Çocuklarımız da,  çör-çöpten sakındığımız,  can damarımız ve göz bebeğimizdir...  Biliyoruz ki,    Allaha giden yol, camilerden geçiyor.    Mevla, kullarını secdelerden seçiyor. 

     Bu gerçek ışığında bilinmelidir ki, namazdaki çocuğun, ayaklarının arasından arkaya baktığı secdenin anlamı, sırtımızdaki günah yüküyle bizim vardığımız secdemizden çok daha anlamlı ve derindir. Yanlış anlaşılmasın!  Din yolu, saf, ihlâs ve samimiyet yoludur. Unutulmasın ki gönülsüz yapılan aş, ya karın ağrıtır ya da baş… 

    Peki !.. Günümüz insanının Cami, Çocuk ve Cemaat kaynaşması nasıldır?  Hemen üzülerek belirtelim ki bu mevzuda karnemiz çok zayıftır. Camilerin en güzel süsü,  CEMAATTIR. Bunun da kaynağı, ÇOCUKLARDIR.  Ama  azarlanarak  camiden uzaklaştırılan çocukların vebalının altından kim kalkabilir ?. Millet, ulu bir çınar ise; çocuklar fidandır. Bu fidanı eğmeyin, bükmeyin, kırmayın.   Onları emanet edeceğimiz din gönüllüsü, onların gönlünü alır,  dine taşır;  dini alır, onların gönlüne taşır.

     Camiler, yüzlerinde rahmetten izlerle muzipçe davranan çocukların horlandığı, kovulduğu yer olmamalı. Hatalı davranıyorlarsa burada davransınlar; taa ki hatayı görüp izale edelim. Zira camiden uzaklaştırdığımız çocukların gideceği yerler, tekin yerler değildir. Hâlbuki onlar,  himayeye ve terbiyeye muhtaçtırlar. Aramızda kalmaları, daha ehvendir. Çocuk, dövüldüğü, kovulduğu yere giden kedi gibi değildir. O, başının okşandığı yere gider. Çocukların istikbalde vefalı olmaları, sevgiyle telkin edilir…

     Ey ! İnsanlar , Kemâlâtınıza  sonra bakar, saflarınızı  sonra sıklaştırırsınız. Şimdi kalbinizde çocuklara yer açın !  Büyütüp beslediğimiz, sokağa salıverip, sevgiyle ilgilenmediğimiz  gençlerin, başka kumandanların eline düşeceğini unutmayın !..

     Çocukların yetişme tarzına bir göz atalım:  Onlarla bir evde yaşıyoruz ama ortak bir telefonumuz bile yok, sanal âlemin esiriyiz… Çocuklarımız,  belki de hiç umurumuzda bile değil. Evde de  otel müşterileri gibiyiz;  aile kavramımız tar-u mar olmuş !..  Bu şekilde özden kopuş, zamanla aile felaketlerine yol açacak;  farkında değiliz ! 

     Öyle ihmalkârlıkları, ayyuka çıkanların, mutlu aile görüntüsü vermesine bakmayın. Memlekette yüzde kırka varan boşanma davaları, hangi imhalın sonucudur, ona bakın !.. Zira bugün çocuklarıyla alâkadar olmayanlar, yarın onların sorunlarıyla uğraşmak  zorunda kalacaklar !…

    Bakın, Anne ve babaya ‘’öf’’ bile demeyi yasaklayan dini anlayışa ayak uyduramayan gençlerin,  kurtuluş ve mutluluk planları farklı !  Onların hülyaları şu: Geri dünyanın insanları saydıkları anne ve babalarında bulamadıkları mutluluğu,  bir izdivaçta arıyorlar. Bir eş, kendilerini mutlu edecek sanıyorlar. Yazık!. Vefalı olmayı, kimse onlara kavratamamış.

     Dikkat ederseniz,  evlilikten sonra cicim ayları geçince, insânî ve  Îmânî  eğitim yoksulluğu, sorumsuzluk   ve beklenti doyumsuzluğu sebebiyle:  ‘’isabetsiz bir evlilik yapmışım‘’  diyerek,  bu düşünceyle,  içlerine birer kurt düşürüyorlar. İşte bundan sonra da olanlar oluyor…

    Artık gözden düşen,  değer verilip emek edilmeyen bir evlilik,  ne kadar mutluluk getirir ki... Siz hiç :  ‘’ bu tarla çoraktır, taşlıdır, kıraçtır… ’’  deyip ihmal ederseniz bu tarladan verim alabilir misiniz?  İşte maalesef gençlerimiz de aynı ihmalkârlığın kurbanı oluyorlar. Her ikisinin de hedefi, mutlu etmek değil de mutlu olmak olduğundan aradıklarını, karşı taraftan bulamayınca,  birbirlerinden ümit kesiyor ve kurtulmanın yollarını aramaya başlıyorlar.   

     Kendilerine zamanında aile,  vefa, kadirşinaslık ve sorumluluk bilinci verilemeyen bu gençler, UMUDU, başka bahar ve   başka izdivaçta aramaya karar veriyorlar. Anne ve babalarının  görüşlerinden fıfar edip birbirleriyle de MUTLU olamayan bu gençleri kim mutlu edecek ? !.

    İşte, dînî inanç, anane, gelenek ve göreneklerimize itibar etmesek olacağı budur... 

     Şer güçlerin,  gençlerimize hazırladığı muhtemel  uyuşturucu bataklığı, ahlakî çöküntü  vatan ve millet düşmanlığından bahsetmedim !. Onlar, zaten  ( Allah korusun )  apayrı bir felaket!.. Unutmamak lazım ki, kargayla arkadaş olanın burnu çöplükten  kurtulmaz !..

    Mecit  KÜÇÜKOSMAN - 05342352324

Yayınlandığı yer Mecit Küçükosman
Salı, 11 Ekim 2011 10:53

Cimlada Vefat!

Köyümüzün Havra mahallesinden İbrahimoğullarından (Mollamecitlerin) Şoför Osman amca vefat etmiş olup , cenazesi yarın Cimladan kaldırılacaktır. Merhuma Allah'tan rahmet yakınlarına da sabır dileriz.

Yayınlandığı yer Cimladan
Çarşamba, 14 Eylül 2011 22:57

Kıskananlar Çatlasın

Avrupa'nın yeni devi: 0-1

Şampiyonlar Ligi'ndeki tek temsilcimiz Trabzonspor, deplasmanda İnter'i 1-0 yenerek Avrupa'ya 'merhaba' dedi.

Tarihinde ilk kez Şampiyonlar Ligi'ne katılan Trabzonspor, İtalyan devi İnter'i, Giuseppe Meazza'da yenerek tarih yazdı.

Celustka'nın 76. dakikada attığı gol İnter'e diz çöktürdü, Trabzonspor, Avrupa'ya 'merhaba' dedi.

Trabzonumuz için Avrupa da bişey yapamaz deyip sümük salya başarısız olmasını bekleyen ezik civcivlerde bu şekilde avucunu yalamış oldu. Kısaca diyoruz ki kıskananlar çatlasın.

 

Yayınlandığı yer TRABZONSPOR
Cuma, 15 Temmuz 2011 10:21

Berat Kandiliniz Mübarek Olsun

Berat Kandilinin tüm İslam alemine hayırlar getirmesini Yüce Mevladan dileriz. Berat Kandilinde Neler Yapmalıyız.

Ramazan ayının müjdeleyici olan 2011 yılı Berat Kandili 15 Temmuz Cuma akşamını 16 Temmuz Cumartesi gecesine bağlayan gecedir.

Gecenin manevi değeri dolayısıyla namaz, Kur'an tilaveti, zikir, teşbih ve istiğfarla geçirilmesi, bu gece vesilesiyle muhtaçlara yardım ve benzeri hayırlı amellere özel bir önem verilmesi müstehaptır.

İşlenen sevaplı amellerin değeri başka zamanlarda on ise, Berat Kandilinde yirmi bindir. Mesela başka zamanlarda okuduğumuz bir tek Kur'an harfine on sevap veriliyorsa, bu gecede her bir harfine yirmi bin sevap verilmektedir

Bu bakımdan tam bir ihlasla çalışıp ihyasına gayret gösterebildiğimiz takdirde Berat Kandili elli bin senelik bir ibadet hayatının sevabını bir gece içinde bize kazandırabilir.

"Onun için elden geldiği kadar Kur'an ve istiğfar ve salavatla meşgul olmak büyük bir kardır."

Tek kişinin çalışma ve kazanma gücü maddi hayatta olduğu gibi manevi hayatta da sınırlıdır diyorsak, bunun çaresi vardır. Aynı gayeyi paylaşan ve dünyada aynı maksatla yaşayan mü'min kardeşlerimizle birlikte teşkil ettiğimiz manevi şirket; bize hesabından aciz kalacağımız sonsuz bir manevi serveti kazandırabilir.

Üstelik maddi kazançlarda kar, ortaklar arasında bölünerek küçüldüğü halde manevi karda böyle bir şey kesinlikle söz konusu değildir. Çünkü manevi faaliyetler nurludur. Nur ise maddi eşya gibi küçülmez ve bölünmez.

İmam-ı Gazali Hazretleri el-İhya'da, Berat Gecesinde yüz rekat namaz kılınması hakkında bir rivayete yer verse de, hadis alimleri bu namazın sünnette yerinin olmadığını, böyle bir namazın Hicretten 400 sene sonra Kudüs'te kılınmış olduğu tesbitinde bulunurlar.

Yayınlandığı yer Çeşitli Haberler
Pazar, 26 Haziran 2011 12:10

Güneş 8 köşe

Ligin yorgunluğunu ve moral bozukluğunu üzerinden atan Şenol Güneş, tribüne çıkma konusunu da tamamen gündeminden düşürdü. Kadrodaki revizyon ve istediği oyuncuların tamamının alınmasıyla rahatlayan deneyimli hoca dört gözle yarışı bekliyor.

Geçtiğimiz sezon Trabzonspor son ana kadar şampiyonluk yarışı verirken aslına bakılırsa hem saha içinde hem de saha dışında hayli yıprandı... Zaman zaman rakip Fenerbahçe ile sert polemiklere giren Bordo-Mavililer’in kurmaylarının başında ise şüphesiz Şenol Güneş geliyordu. Sezon bittikten sonra da önemli aslarını kaptıran deneyimli hocanın adı, bir dönem yeniden milli takımla, bir ara da tribüne çıkacak olmasına yönelik iddialarla anıldı. Ancak şu anki tabloya bakılırsa Şenol Güneş’in bu tip konuların tamamını askıya aldığı ve sadece Trabzonspor’un geleceğine konsantre olduğu gözleniyor. Yönetime verdiği öncelikli oyuncuların neredeyse tamamının kadroya katılması, Jaja gibi sürekli sorun yaratan bir futbolcunun elden iyi fiyatla çıkarılması, Umut
Bulut gibi Trabzonspor defterini kafaca kapatmış bir oyuncunun boşluğunun Halil Altıntop ve Henrique ile oldurulması, deneyimli antrenörün heyecanını bir kat daha artırdı.

‘Hepiniz aynı şansı sahipsiniz’

Şampiyonlar Ligi’ne katılma konusuna çok büyük önem verdiği bilinen Trabzonspor’un hocasının gelecek sezon öncesinde ekibine ilettiği mesajlar da çok net. Büyük rekabet kaçınılmazKadrodaki katılım sayısı arttığı gün bir toplantı yapan Güneş’in, “Hepiniz benim gözümde aynı şanslara sahipsiniz. Kimse oynamak için kendini favori görmesin, kimse yedekliği de kader kabul etmesin. Lig öncesindeki hazırlık etabında hepinize şans vereceğim, kullanmak sizlerin elinde” sözleriyle adeta forma savaşının da fitilini ateşledi.

Yayınlandığı yer TRABZONSPOR
Perşembe, 23 Haziran 2011 22:42

Eskişehirspor geyik konusu!

Halil'in Trabzonspor'a transferinden sonra Es-Es'i tiye alan geyikler...

Halil Altıntop'un Trabzonspor'a transfer olmasının yankıları sürüyor... Trabzonspor taraftarı Eskişehirspor'u forumlarda ve sosyal paylaşım ağlarında tiye alan mesajlar yayımlıyor.

"Halil Altıntop`a sormuşlar madem Trabzonspor'a gidecektin niye eskişehir'i gezdin ? Cevap : '' BİZE HER YER TRABZON '' fark eder mi !

Gökten 3 Altıntop düşmüş. Hamit Real Madrid'e, Halil Trabzonspor'a, Burhan da Eskişehir'e.

"Halili Türkiye'ye getirdikleri için Eskişehirspor Yönetimine teşekkür ederiz"

" halil altıntop'u trabzonspor'a kaptıran eskişehirspor burhan altıntop'la 3 yıllık sözleşme imzaladı"

TS önceden transfer edeceği yabancı futbocuya İstanbulu gezdirirdi sonra alırdı.. şimdi mekan değişti anlaşılan..yeni aday Eskişehir:)

Eskişehir'in yeni hedefi Burhan Altıntop

Bugunku Eskisehir treni yanlislikla Trabzona gitmis !

Halil Altıntop'u Eskişehir'e getirmek bi uçak parası, şehri gezdirmek bi taksi parası, Trabzonspor'a teslim etmek paha biçilemez...

Yol yemek masrafları Es Es'ten,İmza Trabzonspordan..Halil Altıntop Trabzonspor ile 3 yıllık ön protokol yapmış..

Trabzonspor'dan müthiş çalım. Sabah Eskişehir'e geldi, akşam Trabzonspor'lu oldu. #HalilAltintop Trabzonspor'da!

Halil Altıntop'u hayal edersin, şehre getirirsin, gezdirirsin, fotoğraf çektirirsin, adamın hevesi kaçar; Trabzonspor'a imza atar..."

Yayınlandığı yer TRABZONSPOR
Cumartesi, 18 Haziran 2011 22:38

Köşe Yazarlığı Hakkında

Köşe Yazısı bölümünde 3 tane gözüken yazar olacak fakat aslında yazar sayısı 6 olacak. En son yazan yazarın yazısı en üste çıkacak. Böyle en eski 3 tane yazı ana sayfada gözükmeyecek. Bu bölümü kullandıkça zamanla daha da iyi anlayacaksınız.

Tüm Cimla.Net severlere hayırlı olması dileğiyle.

Yayınlandığı yer Ali Süleyman
Cumartesi, 18 Haziran 2011 22:33

Trabzon'da kene ölümü!

Artvin'de bir hafta önce kene tarafından ısırılan ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı (KKKA) şüphesiyle Trabzon'da tedavi altına alınan 12 yaşındaki M. Ç. , hayatını kaybetti.

Artvin'de bir hafta önce kene tarafından ısırılan ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı (KKKA) şüphesiyle Trabzon'da tedavi altına alınan 12 yaşındaki M. Ç. , hayatını kaybetti.

Artvin'in Ardanuç ilçesi Müezzinler Köyü'nde yaşayan ilköğretim 6'ıncı sınıf öğrencisi M. Ç. , yaklaşık bir hafta önce babasıyla birlikte hayvanları otlatırken kene tarafından ısırıldı. Keneyi elleriyle çıkaran M. Ç. , birkaç gün sonra yüksek ateş şikayetiyle Ardanuç Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Ardanuç'taki ilk müdahalenin ardından Artvin Devlet Hastanesi'ne sevk edilen M. Ç. , hayati tehlikesinin ortaya çıkması üzerine önceki gün Trabzon KTÜ Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi'ne gönderildi.

Farabi Hastanesi'nde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı (KKKA) şüphesiyle tedavisine devam edilen M. Ç. , bu sabah kurtarılamayarak hayatını kaybetti. M. Ç. nin cenazesinin yarın Ardanuç'a bağlı Müezzinler Köyü'nde toprağa verileceği belirtildi.

Yayınlandığı yer Trabzon ve İlçeleri
007 casus